“Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Tam Üyeliğin Ekonomi Politiği”

Türkieye'nin Koşulları

Türkieye’nin Koşulları

Havva TUNÇ 30.05.2017

17 Aralık sonrası Türkiye’de yaşanan siyasi kaos ve iktisadi hayatın açmaza doğru gidişatına çözüm, Avrupa Birliği Kopenhag kriterlerine ve/veya Venedik Kriterlerine uyum mevcut kaosu çözecek beklentisi bir kez daha Türkiye’nin AB’ye tam üyeliliğinin gerekliliğini hatırlattı ancak geçmişte de olduğu gibi her zaman siyasi erkin açıkça olmasa da monolog tutumu ve AB kriterlerine uyuyormuş gibi yapması bir taraftan Türk halkının hakketmediği demokratik olmayan bir siyasi yapı içinde olan biteni kabul etmek zorunda kalmasına, diğer taraftan da Türkiye’yi uluslararası arenada güvenirliğini yitirmesine yol açacak gibi görünmektedir. Durum böyle olunca Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin gerekliliği olmazsa olmaz olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğin ekonomi politiği başlıklı yazıda, söz konusu durum değerlendirilerek analiz edildi.

Okumaya devam et

“Tarım sektörünün kur hareketlerine duyarlılığının ekonomi politiği”

Havva TUNÇ

Döviz kuru, ulusal para biriminin yabancı para birimi karşısındaki nispi fiyatıdır.Döviz kurlarındaki değişmeler sonucunda ulusal paranın fiyatı yabancı para cinsinden ya da yabancı paranın fiyatında ulusal para cinsinden değişmeler ortaya çıkar. Diğer bir deyişle kurlardaki bu hareketlilik ulusal paranın satın alabileceği ve/veya satacağı mal ve hizmetlerin fiyatlarını etkiler. Kur hareketliliği ulusal paranın değer kaybı ile sonuçlanıyorsa ülkenin satın alacağı her türlü mal ve hizmetin birim fiyatı artacak anlamına gelir buna karşılık satacağı mal ve hizmetler ucuzlar.Eğer ülke üretmek için,girdi bağlamında, ithal etmek zorundaysa maliyet ve fiyat artışı kaçınılmaz olur.

Tarım Sektörünün kur hareketlerine duyarlılığı hem ticaret,ithalat ve ihracat, hem de finansman açısından ele alınabileceği gibi kurların hem sektöre hem de genel ekonomiye etkileri birlikte analiz edilebilir ve etkilerin sektör üzerindeki yansıması kısa ve uzun vadeli olarak değerlendirilmelidir. Diğer taraftan doğru politikalar üretebilmesi sektörün yapısı, girdi çıktı ilişkilerinin doğru okunabilmesi için gereklidir.

Okumaya devam et

“Enflasyonun Günah Keçisi Gıda Fiyat Artışları mı?”

2013-02-19-tight-ropeHavva TUNÇ
Bir ekonomide mal ve hizmet fiyatları genel seviyesindeki (FGS) değişimin, artış yönünde olması durumu enflasyon olarak adlandırılır. Mal ve hizmet fiyatlarını piyasa içi dinamikler olan mal ve hizmet üretim ve tüketimi belirlemektedir. Diğer bir deyişle söz konusu olan ürünün üretilen ve talep edilen miktarı, ürünün piyasa fiyatını belirlemektedir.

Üretilen ürünün üretimi, tüketimi aştığı zaman ürünün birim fiyatı düşmekte tam tersi durumda ise artmaktadır. Fiyatlar genel seviyesindeki artış, enflasyon, piyasanın dengesizlikte denge halidir. Özellikle tarım ve tarım ürünlerinde dengesizliğin denge durumu yaygın olup bu durum sektörün yapısal özelliğinden kaynaklanır. Diğer bir deyişle tarım sektöründe, bu dengesizlik hali, talepteki değişime arzın cevabının gecikmeli olmasından kaynaklanır. Sanayi ve hizmet sektöründe bu durum geçici olup etki ve tepki anlıktır.

Okumaya devam et

“Enflasyon Gıda Fiyatlarına Karşı”

mayıs ayı gıda artış
HavvaTUNÇ 3.06.2015

Bir ekonomide mal ve hizmet fiyatları genel seviyesindeki (FGS) değişimin, artış yönünde olması durumu, enflasyon olarak adlandırılır. Mal ve hizmet fiyatları piyasa içi dinamikler olan mal ve hizmet üretim ve tüketimi belirlemektedir. Diğer bir deyişle söz konusu olan ürünün üretilen ve talep edilen miktarı, ürünün piyasa fiyatını belirlemektedir.

Okumaya devam et

“Patateste Fiyat Artışının Ekonomi Politiği”

patates
Havva TUNÇ
Tarım sektörü, ülke nüfusunun gıda maddeleri ihtiyacını karşılaması, sanayi sektörüne ham madde sağlaması, sanayi ürünlerine talep yaratması, ihracata söz konusu tarımsal ürünlerin yüksek katma değeriyle ulusal gelir ve dış satıma katkısıyla ulusal ekonomi için büyük bir önemi olmasına rağmen tarımdan beklenen bu etkilerin elde edilmesi o kadar kolay olmamaktadır. Amerika ve Avrupa Birliği bu konuda oldukça başarılı iken Türkiye kendi kendine yetebilen dünyanın yedi ülkesinden birisi olmasına rağmen izlenen ve /veya izlenmekte olan tarım politikalarında kırmızı çizgilere gereken önemin verilemediğinden temel tarım ürünlerinde hala ithalatçı ülke konumundadır.

Tarımsal ürün arzında yaşanan üretim artışı ve bunun planlanamaması üreticinin zara etmesine yol açmaktadır. 2012 yılında patates üretimindeki artışı ve ürünün satılamayıp elde kalması patates üreticisinin zarar etmesine yol açmıştır.Ve bunun neticesinde 2013 yılında patates eken çiftçi sayısının azalmasına ilaveten yaşanan kuraklık üretimdeki daralmanın şiddetini artırarak patatesin birim fiyatının 5 TL kadar çıkmasına yol açmıştır. 2014 yılında patateste fiyat artışı olarak kuraklık günah keçisi yapılmıştır. Ve 2015 martında patates stoklarının yetersiz olması yanı sıra Adana Bölgesinden beklenen taze patates hasatının gecikecek olması nedeniyle patatesin birim fiyatı 5 Türk lirasına ulaştı. Patatesteki fiyat artışına benzer durum fındık ve kayısı üretiminde yaşanmış ve/veya yaşanmaktadır. Diğer bir deyişle fındık ve kayısı ürün arzında yaşanan daralma söz konusu ürünlerin birim fiyatındaki artışı açıklar niteliktedir.

Okumaya devam et