Finans Vize Soru Cevapları-2008
Uluslararası Para Ve Finans Vize Sınav Soru Cevapları–2008
24 Kasım 2009
1.Cari hesabı açık veren bir ülke; cari açığını uluslararası finans kuruluşlarından borçlanarak kapatırsa, bu durumun ülkenin finans piyasaları üzerindeki etkisi ne olur? Analiz ediniz.
Uluslararası Para ve Finans Kitabı(Havva Tunç) Bölüm 9, s.237-247 ile www.havvatunc.com’daki Cari hesap ve Türkiye Ekonomisi başlıklı yazı sorunun cevabı.
2. Cari hesabı açık veren ekonomiler cari açıklarını gidermede başarısız olunca IMF başvurarak açıklarını gidermek için IMF’den program ve finans desteği almaktadır. Amerika Birleşik Devletleri son on yıl itibarıyla ortalama olarak 900 milyar dolar cari acık vermektedir. ABD cari açık veren ülkelerin başında yer almasına rağmen neden IMF‘e açığını gidermek için başvurmamaktadır?
Uluslararası Para sisteminin yapısı gereği uluslararası rezerv para olarak Amerikan Doları kullanılması ve nihayetinde en büyük cari açık veren ülkenin Amerika olması sitemin yapısı gereğidir. Dolayısıyla burada önemli olan Amerikan ekonomisinin cari açığının dolar talep eden, dolar kullanan, doları rezerv para olarak tutan ülke ekonomileri tarafından finanse ediliyor olmasıdır. Amerikan dolarının uluslararası rezerv para olması ve onun yerine geçebilecek her hangi bir para biriminin olmaması Amerikan iktisat politikaları dünya ekonomilerince finanse ediliyor anlamına gelmektedir. Amerika, uygulanmakta olan para sistemi ve Amerikan dolarının uluslararası rezerv para olması nedeniyle Amerikan iktisat politikaları dünya devletlerince finanse edilmektedir. Bu finansmanın içine cari açık da dahildir.
3. Küresel finansal krizin, gelişen ekonomilerin finansal piyasalar üzerinde yarattığı etki ile gelişmiş finansal piyasalar üzerinde yarattığı etki arasında bir fark var mıdır? Varsa Neden? Yoksa Neden?
www.havvatunc.com ‘da “Sistematik Kriz Nasıl Doğdu”,”Kredi Krizi Nakit Likidite Krizine Karşı” yazılar sorunun kısmı cevabıdır. Gelişmiş ekonomiler (Amerika) dünyaya kriz ihraç etmektedir. Ve gelişmiş ekonomiler, ekonomilerinde ortaya çıkan krizi kendi finansman olanakları dahilinde çözümleyebilecek yeterli sermaye birikimine sahip oldukları için krizin şiddeti, etkisi ve yansıması gelişmekte olan ekonomilerden oldukça farklıdır. Çünkü gelişmekte olan ülke ekonomilerin krizin etkilerini elimine edecek yeterli sermaye birikimine sahip olmadıkları için gerekli sermayeyi uluslararası ekonomik kuruluşlardan, IMF gibi, talep ederler(borçlanırlar). Diğer bir deyişle gelişmekte olan ekonomiler ithal ettikleri krizin çözümünü dış kaynaklı sermaye ile çözümlemeye çalışırlar. Krizi çözümü ikinci bir krizin doğuşuna yol açar. Gelişmiş ekonomiler dünyaya kriz ihraç ediyorlar ve ihraç ettikleri krizi faturasını gelişmekte olan ülke ekonomilerine çıkararak krizden nerdeyse kazançlı çıkmaktadırlar.



