Etiket arşivi: merkez bankası

“Tarım sektörünün kur hareketlerine duyarlılığının ekonomi politiği”

Havva TUNÇ

Döviz kuru, ulusal para biriminin yabancı para birimi karşısındaki nispi fiyatıdır.Döviz kurlarındaki değişmeler sonucunda ulusal paranın fiyatı yabancı para cinsinden ya da yabancı paranın fiyatında ulusal para cinsinden değişmeler ortaya çıkar. Diğer bir deyişle kurlardaki bu hareketlilik ulusal paranın satın alabileceği ve/veya satacağı mal ve hizmetlerin fiyatlarını etkiler. Kur hareketliliği ulusal paranın değer kaybı ile sonuçlanıyorsa ülkenin satın alacağı her türlü mal ve hizmetin birim fiyatı artacak anlamına gelir buna karşılık satacağı mal ve hizmetler ucuzlar.Eğer ülke üretmek için,girdi bağlamında, ithal etmek zorundaysa maliyet ve fiyat artışı kaçınılmaz olur.

Tarım Sektörünün kur hareketlerine duyarlılığı hem ticaret,ithalat ve ihracat, hem de finansman açısından ele alınabileceği gibi kurların hem sektöre hem de genel ekonomiye etkileri birlikte analiz edilebilir ve etkilerin sektör üzerindeki yansıması kısa ve uzun vadeli olarak değerlendirilmelidir. Diğer taraftan doğru politikalar üretebilmesi sektörün yapısı, girdi çıktı ilişkilerinin doğru okunabilmesi için gereklidir.

Okumaya devam et

“Yurt İçi Gıda Fiyatların Yurt Dışı Fiyatlarla Senkronizasyonu”

gündöndü
Havva TUNÇ

Merkez Bankalarının asli görevi para piyasasının istikrarını sağlamaktır.Merkez Bankaları izledikleri kur ve kambiyo politikaları ve finansal araçlarla fiyat istikrarını sağlarlar. Sermayenin uluslararasılaşmasıyla, belli zaman aralıklarla tekrar eden finansal krizler ve özellikle 2007 sistemik finans krizi, merkez bankaların görev alanlarına istihdam yaratıcı (işsizlik azaltıcı), büyüme artırıcı, cari dengenin sağlanması gibi makro göstergeler dahil oldu. Ancak gelişmiş ülke ekonomilerinde fiyat istikrarı şimdilik bir sorun olarak değerlendirilmemektedir. Zira onlar deflasyonist süreçten çıkış ile uğraşmaktadırlar. Buna karşılık Türkiye fiyat istikrarını sağlayamadığından diğer ülkelerden ayrışmakta olup Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB) bu konuda büyük uğraşı vermektedir.

Okumaya devam et

“2001 Finansal Kriz, Finans Piyasası ve Türkiye Ekonomisi “

Havva TUNÇ

Finansal krizler iki farklı nitelikte olur. Birincisi, spekülatif amaçlı ataklar İkincisi ise piyasanın likidite ihtiyacından doğan ataklardan oluşan döviz talebi genişlemesiyle oluşan finansal krizler. Türkiye Ekonomisinde 22 Kasım-5 Aralık 2000 tarihleri arasında yaşanan finansal krizin ikinci türden bir kriz olduğunu söyleyebiliriz.

Açık bir ekonomide, para piyasasında, finansal bir kriz vuku bulduğu zaman krizi ortadan kaldırabilmek için kullanılacak araçlar bellidir:döviz rezervi(döviz kuru) ve faiz oranı. Oluşan finansal krizin nedeni spekülatif hareketler ise her iki araç (kur-faiz) birlikte kullanılmalı ki kriz elimine edilebilsin; döviz talebi artarken ulusal parayı cazip hale getirmek için (talebin ulusal paraya yönelmesini sağlamak) döviz rezervleri kullanılarak döviz talebi karşılanır ve bu arada artan faiz oranları da talebin yönünü TL’ye doğru değiştirir.Bu durumda krizden kurtulabilmek için, paniğe kapılmadan, rezerv erimesiyle beraber artan faiz oranlarına katlanmak gerekir. Oluşan finansal kriz likidite yetersizliğinden kaynaklanıyorsa faiz oranlarını artırarak döviz talebini elimine edemeyiz tam tersine faiz oranlarındaki artış krizi derinleştirir. Bu durumda döviz rezervlerini kullanarak artan döviz talebi karşılanır, rezervler erir ama kriz hemen sonlanmaz, krizin sonlanabilmesi için artan döviz talebi karşılanırken azalan rezervlerin yeni rezervlerle takviye edilmesi gerekir.

Okumaya devam et

“FİNANSAL KRİZ AVRUPA BİRLİĞİ VE TÜRKİYE”

Havva TUNC                                          19.12.2011

Sistematik Krizin doğuşu Amerikalı Katherin’in ev sahibi olmak için İpoteğe Dayalı Kredi sistemine göre aldığı ev kredisini ödeyememesi durumudur. 

Okumaya devam et

“Küresel Döviz Piyasası ve Döviz Kuru Savaşları”

Havva TUNC                                              6.10.2010

Serbest piyasa ekonomisi koşullarının uygulandığı küresel para ve finansal piyasalarda sermayenin mobilitesi  piyasada çıkar çatışmalarına yol açabilmektedir.  Özellikle kriz dönemlerinde müdahaleci ve korumacı uygulamalar  serbest piyasa koşullarından sapmalara yol açmaktadır ve  piyasa istikrarı bozulmaktadır. Daha açıkça ifade edersek, sermayenin uluslararasılaşmasına rağmen dünya ticaretinden pay almak ,pazar payını yükseltmek amacıyla ekonomilerin ulusal paralarının değerlerini düşük tutmak amacıyla yaptıkları döviz kuru müdahaleleri sistemin işleyişini bozduğu gibi istikrarsızlığa yol açmaktadır. Bu istikrarsızlığın temel nedeni mal piyasanın paylaşımıdır.

Okumaya devam et